DOLAR 43,1388 0.21%
EURO 50,2459 -0.08%
ALTIN 6.250,510,91
BITCOIN 0%
İstanbul

HAFİF KAR YAĞIŞLI

SABAHA KALAN SÜRE

mthaber

mthaber

16 Haziran 2025 Pazartesi

Plastik Atıklarla Mücadele Türkiye’den Yeni Adımlar

Plastik Atıklarla Mücadele Türkiye’den Yeni Adımlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Plastik atıklar, günümüzde küresel çevre sorunlarının başında yer almakta ve dünya çapında ekosistemleri, denizleri, okyanusları ve kara yaşamını tehdit etmektedir. Plastiklerin doğada çözünmesi yüzlerce yıl sürdüğü için, yanlış yönetilen plastik atıklar, uzun vadeli çevresel hasarlara yol açmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye de plastik atıkların çevresel etkilerini azaltmak ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamak adına önemli adımlar atmaktadır. İşte Türkiye’nin plastik atıklarla mücadele kapsamında aldığı yeni önlemler ve politikalar.

1. Plastik Poşet Ücretlendirme Uygulaması

Türkiye, plastik atıklarla mücadelede en önemli adımlardan birini 2019 yılında plastik poşetlerin ücretlendirilmesi ile atmıştır. Bu uygulama, plastik poşet kullanımını azaltmayı ve çevre kirliliğini önlemeyi hedeflemiştir. Poşet başına belirlenen ücret, tüketicileri plastik poşet kullanımı konusunda daha bilinçli hale getirmiştir. Bu uygulamanın başlamasının ardından, Türkiye’de plastik poşet kullanımında %60 oranında bir azalma yaşanmıştır.

2025 hedefiyle plastik poşet kullanımını daha da azaltmayı amaçlayan Türkiye, bu yöntemi diğer plastik ürünler için de genişletmeyi planlamaktadır.

2. Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Stratejileri

Türkiye, plastik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmek amacıyla atık yönetimi sistemlerini güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi strateji geliştirmiştir. 2020 yılında Sıfır Atık Hareketi kapsamında atıkların ayrıştırılması, toplanması ve geri dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, her türlü plastik atık, özel geri dönüşüm tesislerinde işlenerek tekrar kullanıma kazandırılmaktadır.

Bunun yanı sıra, Türkiye’nin geri dönüşüm altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan çeşitli projeler de devreye alınmıştır. Geri dönüşüm tesislerinin sayısının artırılması ve geri dönüştürülebilir plastiklerin ayrıştırılması konusunda yerel yönetimlere ciddi sorumluluklar yüklenmiştir.

3. Plastik Ürünlerin Alternatifleri: Sürdürülebilir Ürünler ve Malzemeler

Türkiye, plastik kullanımını sınırlamak için alternatif malzemelerin kullanımını teşvik etmektedir. Özellikle biyolojik olarak çözünebilen malzemelerin, biyoplastiklerin ve yeniden kullanılabilir ürünlerin üretimi ve tüketimi teşvik edilmektedir. Geri dönüştürülebilir ambalajlar, kağıt poşetler, bambu ve doğal malzemelerden yapılmış ürünler gibi alternatifler, plastik yerine kullanılan çevre dostu seçenekler arasında yer almaktadır.

Ayrıca, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) gibi ticaret odaları, çevre dostu ambalajlama konusunda firmaları bilgilendiriyor ve sürdürülebilir ürünlerin üretimini teşvik ediyor. Bu teşvikler, plastik yerine kullanılacak alternatiflerin üretim ve tedarik zincirine entegre edilmesi için büyük önem taşımaktadır.

4. Plastik Atık İhracatının Düzenlenmesi

Türkiye, plastik atıkları sadece iç piyasasında değil, aynı zamanda uluslararası alanda da bir çevre sorunu olarak görmektedir. Plastik atıkların yurt dışına ihraç edilmesi, çevre kirliliğini başka ülkelerdeki ekosistemlere taşıyabilmektedir. Türkiye, plastik atık ihracatını düzenlemek amacıyla çeşitli yasalar ve yönetmelikler geliştirmiştir. Atıkların, çevreye zarar vermeyecek şekilde işlenmesi ve geri dönüşüm süreçlerinin düzgün şekilde işletilmesi, bu yasaların temel hedeflerindendir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, plastik atık ithalatı ve ihracatına yönelik denetimleri sıkılaştırmış, geri dönüşüm proseslerinin düzenli ve çevreye zarar vermeyen bir biçimde yapılması için önlemler almıştır.

5. Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları

Türkiye, plastik atıkların yönetimi konusunda halkın bilinçlenmesini sağlamak adına eğitim ve farkındalık projeleri geliştirmektedir. Okullarda, üniversitelerde ve yerel yönetimler tarafından düzenlenen seminerler, atık ayrıştırma eğitimi ve geri dönüşüm programları, toplumun her kesimine ulaşmayı amaçlamaktadır. Medyanın da desteğiyle, plastik atıkların çevreye olan zararı ve geri dönüşümün önemi konusunda toplumsal bilinç artırılmaya çalışılmaktadır.

Sıfır Atık Hareketi, özellikle bireyleri ve işletmeleri plastik atıkları daha dikkatli kullanmaya ve atıkları doğru şekilde geri dönüştürmeye teşvik etmektedir.

6. Plastik Atıkların Geri Dönüşümünden Ekonomik Değer Yaratma

Türkiye, plastik atıkların geri dönüşümünü sadece çevresel bir sorun olarak değil, aynı zamanda ekonomik bir fırsat olarak da görmektedir. Plastik atıkların geri dönüşümüyle elde edilen malzemeler, yeni ürünlerin üretiminde kullanılmakta ve bu süreç, yeni iş alanları yaratmaktadır. Özellikle plastik geri dönüşüm endüstrisi büyümekte ve bu sektörde istihdam yaratılmaktadır.

Plastik atıkların geri dönüşümünü hızlandırarak yeşil ekonomi oluşturulması, Türkiye için önemli bir hedef olmuştur. Bu kapsamda, hem yerel hem de uluslararası pazarlarda geri dönüşümlü plastik ürünlerin satışı teşvik edilmektedir.

7. Uluslararası İşbirlikleri ve Türkiye’nin Taahhütleri

Türkiye, küresel çevre sorunlarına karşı mücadele konusunda uluslararası işbirliklerini de artırmaktadır. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak plastik atıkların yönetimi ve çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi konusunda adımlar atılmaktadır. Türkiye, Paris İklim Anlaşması gibi küresel çevre anlaşmalarına taraf olarak, plastik atıkların azaltılması ve sürdürülebilir çevre politikaları konusunda uluslararası taahhütlerde bulunmaktadır.

Sonuç

Türkiye, plastik atıklarla mücadele ve çevresel sürdürülebilirlik konusunda önemli adımlar atmaktadır. Plastik poşetlerin ücretlendirilmesi, geri dönüşüm altyapısının güçlendirilmesi, alternatif malzeme kullanımı ve plastik atıkların doğru yönetilmesi gibi politikalar, ülkenin çevre kirliliği ile mücadelesinde önemli yer tutmaktadır. Ancak bu alanda daha fazla ilerleme kaydedilmesi için tüm toplumun, özel sektörün ve devletin işbirliği yaparak çevre dostu uygulamalara daha fazla odaklanması gerekmektedir. Türkiye’nin bu konuda attığı adımlar, yalnızca iç piyasada değil, aynı zamanda küresel ölçekte de çevre dostu bir dönüşümün öncüsü olabilir.