DOLAR 43,1559 0.03%
EURO 50,2281 -0.03%
ALTIN 6.278,770,45
BITCOIN 0%
İstanbul

HAFİF KAR YAĞIŞLI

SABAHA KALAN SÜRE

mthaber

mthaber

16 Haziran 2025 Pazartesi

Türkiye’deki Seçim Sistemi Daha Adil Bir Yapı İçin Ne Yapılmalı?

Türkiye’deki Seçim Sistemi Daha Adil Bir Yapı İçin Ne Yapılmalı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’deki seçim sistemi, zaman zaman eleştirilen ve tartışmalara yol açan önemli bir konu olmuştur. Ülkenin demokratik sürecinde, seçimlerin adil, şeffaf ve halkın iradesine uygun bir şekilde gerçekleşmesi büyük önem taşır. Ancak, mevcut seçim sistemi, özellikle seçim barajı, seçim bölgelerinin düzenlenmesi, oy sayımı ve temsiliyetin eşitliği gibi alanlarda ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Peki, Türkiye’deki seçim sisteminin daha adil bir yapıya kavuşabilmesi için neler yapılmalıdır?

1. Seçim Barajının Düşürülmesi

Türkiye’deki en büyük tartışma konularından biri, seçim barajının yüksekliği ile ilgilidir. Mevcut sistemde, bir parti Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) girebilmek için ülke genelinde oyların %10’unu almak zorundadır. Bu oran, özellikle küçük partilerin temsil edilmesini zorlaştırmakta ve halkın çeşitli siyasi görüşlerinin parlamentoya yansımasını engellemektedir.

Ne yapılmalı? Seçim barajının düşürülmesi, daha fazla partinin Meclis’te temsil edilmesini sağlayabilir ve demokratik temsili güçlendirebilir. Birçok siyasi gözlemci ve muhalefet partisi, barajın %7’ye düşürülmesini ya da tamamen kaldırılmasını savunmaktadır. Bu, daha fazla seçmenin görüşlerinin Meclis’te temsil edilmesine olanak tanıyacak ve siyasi çeşitliliği artıracaktır.

2. Proporsiyonel Temsil Sistemi

Türkiye’deki seçim sistemi, çoğunlukçu bir yapı üzerine kuruludur ve bu da küçük partilerin ve bağımsız adayların temsilini sınırlayabilir. Çoğunluk sisteminde, en fazla oyu alan parti kazanır, ancak bu durum her zaman halkın gerçek iradesini yansıtmayabilir.

Ne yapılmalı? Proporksiyonel temsil sistemine geçiş, oyların daha doğru bir şekilde temsil edilmesini sağlar. Bu sistemde, her parti aldığı oy oranına göre sandalyelere yerleşir. Bu sayede, her seçmenin oyunun değeri daha eşit olur ve küçük partilerin de Meclis’te temsil edilme imkânı artar. Türkiye, bir karma sistem veya daha fazla proporksiyonel temsili güçlendirecek düzenlemelere geçebilir.

3. Çift Turlu Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi, birinci turda %50’nin üzerinde oy almayı gerektiren bir sistemdir. Eğer bir aday bu eşiği geçemezse, ikinci tur yapılır. Ancak, seçim sonuçları belirli bir adayın lehine olursa, tek bir turda cumhurbaşkanı seçilebilir.

Ne yapılmalı? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çift turlu seçim sistemi, adayın halkın gerçek desteğini almasını sağlar. İkinci turda, halkın daha geniş bir katılım gösterdiği ve daha geniş bir destekle Cumhurbaşkanı’nın seçildiği bir sistem tercih edilmelidir. Ancak, bu tür bir sistemin uygulanması için adayların daha iyi ve açık bir şekilde tanıtılması gerekmektedir.

4. Yerel Seçimlerin Daha Fazla Temsil Edici Hale Getirilmesi

Türkiye’de yerel seçimler, belediye başkanlarını ve yerel yönetimleri seçmeyi amaçlar. Ancak yerel seçim sisteminin bazen siyasi partilerin etkisi altına girmesi ve yerel yönetimlerin daha geniş halk kesimlerini temsil etmemesi eleştirilmektedir.

Ne yapılmalı? Yerel seçimlerin daha temsiliyetçi bir hale gelmesi, farklı partilerin ve toplumsal kesimlerin belediye yönetimlerinde daha fazla söz sahibi olmalarını sağlayacaktır. Seçim sisteminin, özellikle büyükşehirlerdeki yönetimlerin daha şeffaf ve halkla iç içe olmasını sağlayacak şekilde tasarlanması önemlidir.

5. Elektronik Oy Verme ve Güvenlik

Türkiye’de geleneksel oy verme sistemi, bazı seçim bölgelerinde hile veya usulsüzlük riski taşıyabiliyor. Ayrıca, dijital çağda seçimlerin güvenliği daha büyük bir endişe kaynağı olabilir. Özellikle, dijital platformlarda yapılacak seçimler, doğru güvenlik önlemleri alınmazsa, manipülasyona açık olabilir.

Ne yapılmalı? Elektronik oy verme sistemlerinin, yalnızca dijital güvenlik önlemleri ile değil, şeffaflık ve denetim mekanizmaları ile de desteklenmesi gerekmektedir. Güçlü ve şeffaf bir dijital altyapı kurularak, her seçmenin oyu güvenle sayılmalı ve sonuçlar hızla duyurulmalıdır. Ayrıca, sandık başlarında gözlemcilerin yer alması ve tüm seçim süreçlerinin bağımsız denetçiler tarafından izlenmesi gerekir.

6. Kadın ve Genç Temsili için Kota Uygulamaları

Türkiye’deki siyasi temsilde kadınların ve gençlerin oranı oldukça düşük. Kadınların ve gençlerin Meclis’te daha fazla temsil edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu, özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve gençlerin siyasete katılımını teşvik etmek adına önemli bir adımdır.

Ne yapılmalı? Kadınlar ve gençler için kotaların artırılması, daha fazla toplumsal kesimin politikada yer almasını sağlayabilir. Siyasi partiler, aday listelerini oluştururken kadın ve genç temsili konusunda daha fazla özen göstermelidir. Bu sayede, siyasetin her kesimden daha fazla insanı kapsaması sağlanabilir.

7. Seçim Takvimine Esneklik Eklenmesi

Seçimlerin zamanlaması, genellikle ekonomi ve siyasi iklim tarafından şekillendirilir. Ancak, seçimlerin zamanlamasının halkın gerçek taleplerine daha uygun olması, seçim sürecinin sağlıklı işlemesine olanak tanıyabilir.

Ne yapılmalı? Seçimlerin zamanlaması, toplumun en geniş kesimlerinin katılımını sağlayacak şekilde belirlenmelidir. Örneğin, seçimlerin ekonomik veya sosyal kriz dönemlerine denk gelmemesi gerektiği, daha geniş bir katılımı sağlamak adına önemli bir düzenleme olabilir.

Sonuç Olarak

Türkiye’nin seçim sistemi, halkın iradesini doğru bir şekilde yansıtmaya yönelik bazı eksiklikler barındırıyor. Seçim barajının düşürülmesi, proporksiyonel temsili destekleyen bir yapıya geçiş, kadın ve genç temsili için kotalar ve elektronik oy verme gibi reformlarla, seçim sistemi daha adil ve temsilci bir hale gelebilir. Bu değişiklikler, yalnızca seçmenlerin değil, tüm siyasi sistemin güçlenmesine yardımcı olacaktır. Türkiye’nin seçim sistemini daha demokratik, şeffaf ve adil hale getirmek, toplumsal güveni artıracak ve seçimlere olan katılımı sağlayacaktır.